إِنَّآ أَعۡطَيۡنَٰكَ ٱلۡكَوۡثَرَ
Biz sana çok hayır/Kevser'i verdik.
(Ey Peygamber!) Biz, sana Kevser’i (iyilik, bereket, mutluluk, güzellik gibi bol nimet) verdik.
(Ey Muhammed!) Şüphesiz Biz sana Kevser’i verdik.
The Abundance · Mekkî · 3 âyet · Nüzul sırası 15
The Surah has been titled after the word al-kauthar occurring in the first verse.
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
إِنَّآ أَعۡطَيۡنَٰكَ ٱلۡكَوۡثَرَ
Biz sana çok hayır/Kevser'i verdik.
(Ey Peygamber!) Biz, sana Kevser’i (iyilik, bereket, mutluluk, güzellik gibi bol nimet) verdik.
(Ey Muhammed!) Şüphesiz Biz sana Kevser’i verdik.
فَصَلِّ لِرَبِّكَ وَٱنۡحَرۡ
Öyleyse Rabbin için namaz kıl ve kurban kes!
O halde, yalnız Rabbine ibadet et ve dik dur (kimseye boyun eğme)!
Öyleyse sadece Rabb’in için namaz kıl ve kurban kes.
إِنَّ شَانِئَكَ هُوَ ٱلۡأَبۡتَرُ
Asıl “nesli kesik” olan, sana buğzedendir.
Gerçek şu ki; senden uzak duran, nefret eden (her türlü iyilik ve güzellikten) tamamen kopmuştur.
Sana buğz eden var ya işte asıl sonu kesik olan, odur.