7,8,9,10. Adaklarını yerine getirirler ve kötülüğü yaygın olan bir günden korkarlar. Sevdikleri gıdalardan yoksula, yetime ve esire yedirirler. “Biz, size sırf Allah rızası için yediriyoruz; sizden ne bir karşılık, ne de teşekkür bekliyoruz. Çünkü biz suratsız, çok katı bir günün azabından ötürü Rabbimizden korkarız” derler.
Cemal Külünkoğlu
(O iyi insanlar, o kimselerdir ki) üzerlerine aldıkları sorumlulukları yerine getirirler ve azabı salgın olan bir günden (kıyametten) korkarlar.
Mehmet Türk
(O has kullar,) Allah’a verdikleri sözlerini yerine getirirler ve kötülüğü sürekli artan bir günden, korkarlar.
7,8,9,10. Adaklarını yerine getirirler ve kötülüğü yaygın olan bir günden korkarlar. Sevdikleri gıdalardan yoksula, yetime ve esire yedirirler. “Biz, size sırf Allah rızası için yediriyoruz; sizden ne bir karşılık, ne de teşekkür bekliyoruz. Çünkü biz suratsız, çok katı bir günün azabından ötürü Rabbimizden korkarız” derler.
Cemal Külünkoğlu
Ve kendileri ihtiyaç duydukları halde yiyeceklerini, fakire, yetime ve esire ikram ederler.
Mehmet Türk
Onlar, sevdikleri yiyeceği yoksula, yetime ve esire (seve seve) yedirirler.
7,8,9,10. Adaklarını yerine getirirler ve kötülüğü yaygın olan bir günden korkarlar. Sevdikleri gıdalardan yoksula, yetime ve esire yedirirler. “Biz, size sırf Allah rızası için yediriyoruz; sizden ne bir karşılık, ne de teşekkür bekliyoruz. Çünkü biz suratsız, çok katı bir günün azabından ötürü Rabbimizden korkarız” derler.
Cemal Külünkoğlu
Ve (yedirdikleri kimselere şöyle derler:) “Biz size sırf Allah rızası için yediriyoruz, sizden bir karşılık ve bir teşekkür beklemiyoruz.
Mehmet Türk
(Ve onlara): “Biz, size bunu sadece Allah rızası için yediriyoruz, sizden bir karşılık ve teşekkür de beklemiyoruz.”
7,8,9,10. Adaklarını yerine getirirler ve kötülüğü yaygın olan bir günden korkarlar. Sevdikleri gıdalardan yoksula, yetime ve esire yedirirler. “Biz, size sırf Allah rızası için yediriyoruz; sizden ne bir karşılık, ne de teşekkür bekliyoruz. Çünkü biz suratsız, çok katı bir günün azabından ötürü Rabbimizden korkarız” derler.
Cemal Külünkoğlu
Çünkü biz, yüzleri asık duruma getiren çetin bir günde Rabbimizin azabından korkarız.”
Mehmet Türk
“Çünkü biz asık suratlı, çatık kaşlı o gün(ün azâbın)dan dolayı Rabbimizden korkarız.” derler.
15,16. Çevrelerinde gümüşten kaplar ve kristal kaseler dolaştırılacaktır. Sanki gümüşten yapılmış kristaller. Onları kendi arzularına göre belirleyeceklerdir.
Cemal Külünkoğlu
(Hizmet için) gümüşten billûr kaplar ve sürahilerle (etraflarında) dolaşılır.
Mehmet Türk
Çevrelerinde gümüşten kaplar ve gümüş (renkli) billur kâseler, dolaştırılacaktır.
76:16
قَوَارِيرَاْ مِن فِضَّةࣲ قَدَّرُوهَا تَقۡدِيرࣰ ا
Bayraktar Bayraklı
15,16. Çevrelerinde gümüşten kaplar ve kristal kaseler dolaştırılacaktır. Sanki gümüşten yapılmış kristaller. Onları kendi arzularına göre belirleyeceklerdir.
Cemal Külünkoğlu
Gümüşten yapılmış bu kadehlerden istedikleri kadar içerler.
Mehmet Türk
Büyüklüğünü kendilerinin tercih edeceği gümüş (renkli) billur kâseler...
Onların üzerlerinde ince yeşil ve kalın ipekten elbiseler olacaktır. Gümüş bilezikler takınacaklardır. Rableri onlara tertemiz bir içecek içirecektir.
Cemal Külünkoğlu
Onların üzerinde hafif ipek ve ağır işlenmiş atlastan yeşil elbiseler vardır. Gümüşten bileziklerle bezenmişlerdir. Rableri onlara tertemiz bir içecek ikram eder.
Mehmet Türk
(O cennetliklerin) üstlerinde yeşil ipekten ince ve sırmalı elbiseler olacak, gümüş bileziklerle süslenecekler ve Rableri onlara tertemiz içecekler, içirecektir.
Şüphesiz bu, sizin ödülünüzdür, çalışmalarınızın karşılığı verilmiştir.
Cemal Külünkoğlu
(O Cennetliklere şöyle denir:) “İşte bu sizin çalışmalarınızın karşılığıdır. Çalışmalarınız böylece karşılığını bulmuştur.”
Mehmet Türk
(Onlara cennette): “İşte bütün bunlar, sizin yaptıklarınızın karşılığıdır. Çünkü sizin çalışmalarınız mükâfatlandırılmaya değer görülmüştür.” denilecek.
Onları biz yarattık, onların yaratılışını sapasağlam yaptık. Dilediğimizde yerlerine benzerlerini getiririz.
Cemal Külünkoğlu
Onları biz yarattık ve eklemlerini (birbirine) biz bağladık. Dilediğimizde (onları yok eder) yerlerine benzerlerini getiririz.
Mehmet Türk
(Şunu unutmasınlar ki) onları yaratan da yaratılışlarını sapasağlam yapan da Biz olduğumuza göre, eğer dilersek onları, derhal benzerleriyle de değiştiriveririz.
29,30,31. Şüphesiz ki bu bir öğüttür. Artık, dileyen Rabbine bir yol tutar. Zaten siz ancak Rabbinizin dilediğini dilersiniz. Şüphesiz Allah her şeyi bilendir; hikmet sahibidir. Allah, dileyeni rahmetine dahil eder. Zâlimlere gelince, onlar için elem verici bir azap hazırlamıştır.
Cemal Külünkoğlu
Bu bir hatırlatmadır! İsteyen Rabbine giden yolu tutar!
Mehmet Türk
İşte (bütün) bunlar, kesinlikle bir öğüttür. Artık kim (îman etmek) isterse, Rabbine ancak (bunlarla) yol bulabilir.
29,30,31. Şüphesiz ki bu bir öğüttür. Artık, dileyen Rabbine bir yol tutar. Zaten siz ancak Rabbinizin dilediğini dilersiniz. Şüphesiz Allah her şeyi bilendir; hikmet sahibidir. Allah, dileyeni rahmetine dahil eder. Zâlimlere gelince, onlar için elem verici bir azap hazırlamıştır.
Cemal Külünkoğlu
Allah dilemedikçe siz bir şey dileyemezsiniz. Hiç kuşkusuz Allah her şeyi bilir ve her işi yerinde yapar.
Mehmet Türk
Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz. Gerçekten Allah her şeyi bilendir, hüküm (ve hikmet) sahibidir.
29,30,31. Şüphesiz ki bu bir öğüttür. Artık, dileyen Rabbine bir yol tutar. Zaten siz ancak Rabbinizin dilediğini dilersiniz. Şüphesiz Allah her şeyi bilendir; hikmet sahibidir. Allah, dileyeni rahmetine dahil eder. Zâlimlere gelince, onlar için elem verici bir azap hazırlamıştır.
Cemal Külünkoğlu
Dileyeni (dilediği takdirde) rahmetine kabul eder. Zalimler için ise şiddetli bir azap hazırlamıştır.
Mehmet Türk
Zîrâ O, ancak dilediğini rahmetine sokar. Ama zâlimler için de (âhirette) acı bir azap hazırlamıştır.