İçeriğe atla
Untold Serenity

88. Al-Ghashiyah

The Overwhelming · Mekkî · 26 âyet · Nüzul sırası 68

الغاشية

The Surah takes its name from the word al-ghishiyah in the first verse.

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

88:1

هَلۡ أَتَىٰكَ حَدِيثُ ٱلۡغَٰشِيَةِ

Bayraktar Bayraklı

O her şeyi kuşatacak olan kıyametin haberi sana geldi mi?

Cemal Külünkoğlu

Dehşeti her şeyi kaplayacak olan felaketin (kıyametin) haberi sana geldi mi?

Mehmet Türk

(Ey Muhammed!) Sana o, her şeyi kuşatacak olan (kıyamet)’in haberi geldi mi?

88:2

وُجُوهࣱ يَوۡمَئِذٍ خَٰشِعَةٌ

Bayraktar Bayraklı

2,3,4,5,6,7. O gün birtakım yüzler öne eğilecek; çok çabalayıp yorgun düşecek; kızgın ateşe girecek; son derece sıcak bir kaynaktan içirilecek. Onlar için kuru dikenden başka yemek yoktur; o ise, ne besler, ne de açlığı giderir.

Cemal Külünkoğlu

O gün birtakım yüzler (korkudan) zillete bürünecek.

Mehmet Türk

O gün kimi yüzler zillete düşmüştür.

88:3

عَامِلَةࣱ نَّاصِبَةࣱ‏

Bayraktar Bayraklı

2,3,4,5,6,7. O gün birtakım yüzler öne eğilecek; çok çabalayıp yorgun düşecek; kızgın ateşe girecek; son derece sıcak bir kaynaktan içirilecek. Onlar için kuru dikenden başka yemek yoktur; o ise, ne besler, ne de açlığı giderir.

Cemal Külünkoğlu

Yorgun ve bitkin (olacaklar).

Mehmet Türk

3,4. Çünkü onlar (dünyada) boşu boşuna zahmet çekip yorulmuşlar ve (sonunda) kızışmış bir ateşe girmişlerdir.

88:4

تَصۡلَىٰ نَارًا حَامِيَةࣰ‏

Bayraktar Bayraklı

2,3,4,5,6,7. O gün birtakım yüzler öne eğilecek; çok çabalayıp yorgun düşecek; kızgın ateşe girecek; son derece sıcak bir kaynaktan içirilecek. Onlar için kuru dikenden başka yemek yoktur; o ise, ne besler, ne de açlığı giderir.

Cemal Külünkoğlu

Ve (onlar) kızgın ateşe atılacaklar.

Mehmet Türk

3,4. Çünkü onlar (dünyada) boşu boşuna zahmet çekip yorulmuşlar ve (sonunda) kızışmış bir ateşe girmişlerdir.

88:5

تُسۡقَىٰ مِنۡ عَيۡنٍ ءَانِيَةࣲ‏

Bayraktar Bayraklı

2,3,4,5,6,7. O gün birtakım yüzler öne eğilecek; çok çabalayıp yorgun düşecek; kızgın ateşe girecek; son derece sıcak bir kaynaktan içirilecek. Onlar için kuru dikenden başka yemek yoktur; o ise, ne besler, ne de açlığı giderir.

Cemal Külünkoğlu

Kaynar su pınarından içirilecekler.

Mehmet Türk

Onlara orada kaynar su pınarından içirilir.

88:6

لَّيۡسَ لَهُمۡ طَعَامٌ إِلَّا مِن ضَرِيعࣲ‏

Bayraktar Bayraklı

2,3,4,5,6,7. O gün birtakım yüzler öne eğilecek; çok çabalayıp yorgun düşecek; kızgın ateşe girecek; son derece sıcak bir kaynaktan içirilecek. Onlar için kuru dikenden başka yemek yoktur; o ise, ne besler, ne de açlığı giderir.

Cemal Külünkoğlu

6-7. Onlara, beslemeyen ve açlık gidermeyen kötü kokulu ve dikenli bitkiden başka yiyecek verilmeyecek.

Mehmet Türk

6,7. Onların orada, asla beslemeyen ve doyurmayan, kuru ve zehir gibi bir dikenden başka, yiyecekleri de olmayacaktır.

88:7

لَّا يُسۡمِنُ وَلَا يُغۡنِي مِن جُوعࣲ‏

Bayraktar Bayraklı

2,3,4,5,6,7. O gün birtakım yüzler öne eğilecek; çok çabalayıp yorgun düşecek; kızgın ateşe girecek; son derece sıcak bir kaynaktan içirilecek. Onlar için kuru dikenden başka yemek yoktur; o ise, ne besler, ne de açlığı giderir.

Cemal Külünkoğlu

6-7. Onlara, beslemeyen ve açlık gidermeyen kötü kokulu ve dikenli bitkiden başka yiyecek verilmeyecek.

Mehmet Türk

6,7. Onların orada, asla beslemeyen ve doyurmayan, kuru ve zehir gibi bir dikenden başka, yiyecekleri de olmayacaktır.

88:8

وُجُوهࣱ يَوۡمَئِذࣲ نَّاعِمَةࣱ‏

Bayraktar Bayraklı

8,9,10,11. O gün birtakım yüzler de şen olacaklar; çalıştığından dolayı yüksek bir cennette hoşnuttur; orada boş söz işitmeyecekler.

Cemal Külünkoğlu

O gün birtakım yüzler de vardır ki, nimet içinde mutlu olacaklar.

Mehmet Türk

O gün kimi yüzler de son derece mutludur.

88:9

لِّسَعۡيِهَا رَاضِيَةࣱ‏

Bayraktar Bayraklı

8,9,10,11. O gün birtakım yüzler de şen olacaklar; çalıştığından dolayı yüksek bir cennette hoşnuttur; orada boş söz işitmeyecekler.

Cemal Külünkoğlu

(Dünyada) yaptıklarından dolayı hoşnut olacaklar.

Mehmet Türk

9,10,11. Onlar da yaptıklarından memnun bir halde, içerisinde asla boş söz işitilmeyen, harika bir cennettedirler.

88:10

فِي جَنَّةٍ عَالِيَةࣲ‏

Bayraktar Bayraklı

8,9,10,11. O gün birtakım yüzler de şen olacaklar; çalıştığından dolayı yüksek bir cennette hoşnuttur; orada boş söz işitmeyecekler.

Cemal Külünkoğlu

(Onlar) yüksek bir cennette (bulunacaklar).

Mehmet Türk

9,10,11. Onlar da yaptıklarından memnun bir halde, içerisinde asla boş söz işitilmeyen, harika bir cennettedirler.

88:11

لَّا تَسۡمَعُ فِيهَا لَٰغِيَةࣰ‏

Bayraktar Bayraklı

8,9,10,11. O gün birtakım yüzler de şen olacaklar; çalıştığından dolayı yüksek bir cennette hoşnuttur; orada boş söz işitmeyecekler.

Cemal Külünkoğlu

Ve orada asla boş (ve kötü) bir söz işitmeyecekler.

Mehmet Türk

9,10,11. Onlar da yaptıklarından memnun bir halde, içerisinde asla boş söz işitilmeyen, harika bir cennettedirler.

88:12

فِيهَا عَيۡنࣱ جَارِيَةࣱ‏

Bayraktar Bayraklı

12,13,14,15,16. Orada akan pınarlar olacak; orada yüksek divanlar; konulmuş kadehler, dizilmiş koltuklar, yastıklar; serilmiş halılar olacak.

Cemal Külünkoğlu

Orada akan bir pınar vardır.

Mehmet Türk

12,13,14,15,16. Orada, her tarafta akan pınarlar, (mücevherlerle) süslenmiş tahtlar, (her an içmeye) hazır kadehler, sıralanmış yastıklar, serilmiş yumuşak tüylü halılar, vardır.

88:13

فِيهَا سُرُرࣱ مَّرۡفُوعَةࣱ‏

Bayraktar Bayraklı

12,13,14,15,16. Orada akan pınarlar olacak; orada yüksek divanlar; konulmuş kadehler, dizilmiş koltuklar, yastıklar; serilmiş halılar olacak.

Cemal Külünkoğlu

Orada yükseklerde kurulmuş, tahtlar da vardır.

Mehmet Türk

12,13,14,15,16. Orada, her tarafta akan pınarlar, (mücevherlerle) süslenmiş tahtlar, (her an içmeye) hazır kadehler, sıralanmış yastıklar, serilmiş yumuşak tüylü halılar, vardır.

88:14

وَأَكۡوَابࣱ مَّوۡضُوعَةࣱ‏

Bayraktar Bayraklı

12,13,14,15,16. Orada akan pınarlar olacak; orada yüksek divanlar; konulmuş kadehler, dizilmiş koltuklar, yastıklar; serilmiş halılar olacak.

Cemal Külünkoğlu

(Önlerine) konmuş bardaklar,

Mehmet Türk

12,13,14,15,16. Orada, her tarafta akan pınarlar, (mücevherlerle) süslenmiş tahtlar, (her an içmeye) hazır kadehler, sıralanmış yastıklar, serilmiş yumuşak tüylü halılar, vardır.

88:15

وَنَمَارِقُ مَصۡفُوفَةࣱ‏

Bayraktar Bayraklı

12,13,14,15,16. Orada akan pınarlar olacak; orada yüksek divanlar; konulmuş kadehler, dizilmiş koltuklar, yastıklar; serilmiş halılar olacak.

Cemal Külünkoğlu

Sıra sıra dizilmiş yastıklar,

Mehmet Türk

12,13,14,15,16. Orada, her tarafta akan pınarlar, (mücevherlerle) süslenmiş tahtlar, (her an içmeye) hazır kadehler, sıralanmış yastıklar, serilmiş yumuşak tüylü halılar, vardır.

88:16

وَزَرَابِيُّ مَبۡثُوثَةٌ

Bayraktar Bayraklı

12,13,14,15,16. Orada akan pınarlar olacak; orada yüksek divanlar; konulmuş kadehler, dizilmiş koltuklar, yastıklar; serilmiş halılar olacak.

Cemal Külünkoğlu

Serilmiş yumuşak tüylü halılar vardır.

Mehmet Türk

12,13,14,15,16. Orada, her tarafta akan pınarlar, (mücevherlerle) süslenmiş tahtlar, (her an içmeye) hazır kadehler, sıralanmış yastıklar, serilmiş yumuşak tüylü halılar, vardır.

88:17

أَفَلَا يَنظُرُونَ إِلَى ٱلۡإِبِلِ كَيۡفَ خُلِقَتۡ

Bayraktar Bayraklı

17,18,19,20. Develerin nasıl yaratıldığına, göğün nasıl yükseltildiğine, dağların nasıl dikildiğine, yerin nasıl yayıldığına bakmazlar mı?

Cemal Külünkoğlu

Bakmıyorlar mı deveye, nasıl yaratılmıştır!

Mehmet Türk

17,18,19,20. (Şu insanlar,) devenin nasıl yaratıldığına, göğün nasıl yükseltildiğine, dağların nasıl dikildiğine, yeryüzünün nasıl düzenlendiğine? Hiç bakmıyorlar mı?

88:18

وَإِلَى ٱلسَّمَآءِ كَيۡفَ رُفِعَتۡ

Bayraktar Bayraklı

17,18,19,20. Develerin nasıl yaratıldığına, göğün nasıl yükseltildiğine, dağların nasıl dikildiğine, yerin nasıl yayıldığına bakmazlar mı?

Cemal Külünkoğlu

Bakmıyorlar mı göğe, nasıl yükseltilmiştir!

Mehmet Türk

17,18,19,20. (Şu insanlar,) devenin nasıl yaratıldığına, göğün nasıl yükseltildiğine, dağların nasıl dikildiğine, yeryüzünün nasıl düzenlendiğine? Hiç bakmıyorlar mı?

88:19

وَإِلَى ٱلۡجِبَالِ كَيۡفَ نُصِبَتۡ

Bayraktar Bayraklı

17,18,19,20. Develerin nasıl yaratıldığına, göğün nasıl yükseltildiğine, dağların nasıl dikildiğine, yerin nasıl yayıldığına bakmazlar mı?

Cemal Külünkoğlu

Bakmıyorlar mı dağlara, nasıl dikilmişlerdir!

Mehmet Türk

17,18,19,20. (Şu insanlar,) devenin nasıl yaratıldığına, göğün nasıl yükseltildiğine, dağların nasıl dikildiğine, yeryüzünün nasıl düzenlendiğine? Hiç bakmıyorlar mı?

88:20

وَإِلَى ٱلۡأَرۡضِ كَيۡفَ سُطِحَتۡ

Bayraktar Bayraklı

17,18,19,20. Develerin nasıl yaratıldığına, göğün nasıl yükseltildiğine, dağların nasıl dikildiğine, yerin nasıl yayıldığına bakmazlar mı?

Cemal Külünkoğlu

Bakmıyorlar mı yeryüzüne, nasıl döşenmiştir!

Mehmet Türk

17,18,19,20. (Şu insanlar,) devenin nasıl yaratıldığına, göğün nasıl yükseltildiğine, dağların nasıl dikildiğine, yeryüzünün nasıl düzenlendiğine? Hiç bakmıyorlar mı?

88:21

فَذَكِّرۡ إِنَّمَآ أَنتَ مُذَكِّرࣱ‏

Bayraktar Bayraklı

Öğüt ver, çünkü sen ancak öğüt verensin.

Cemal Külünkoğlu

(Ey Resûl!) Sen (Allah’ın nimetlerini) hatırlat ve öğüt ver. Çünkü sen ancak öğüt verensin.

Mehmet Türk

21,22. (Ey Muhammed!) Sen öğüt ver. Zîrâ senin görevin, sadece öğüt vermektir. Çünkü sen, onların üzerinde bir zorlayıcı değilsin.

88:22

لَّسۡتَ عَلَيۡهِم بِمُصَيۡطِرٍ

Bayraktar Bayraklı

Onların üzerinde zorlayıcı değilsin.

Cemal Külünkoğlu

Sen, onlar üzerinde bir zorba değilsin.

Mehmet Türk

21,22. (Ey Muhammed!) Sen öğüt ver. Zîrâ senin görevin, sadece öğüt vermektir. Çünkü sen, onların üzerinde bir zorlayıcı değilsin.

88:23

إِلَّا مَن تَوَلَّىٰ وَكَفَرَ

Bayraktar Bayraklı

Ancak, kim yüz çevirir ve inkâr ederse.

Cemal Külünkoğlu

Ancak, kim yüz çevirir ve inkâr ederse

Mehmet Türk

23,24. Ancak kim de (haktan) yüz çevirir ve kâfir olursa, Allah onu en büyük azap ile cezâlandıracaktır.

88:24

فَيُعَذِّبُهُ ٱللَّهُ ٱلۡعَذَابَ ٱلۡأَكۡبَرَ

Bayraktar Bayraklı

Allah ona en büyük azabı eder.

Cemal Külünkoğlu

(Bil ki) Allah, onu en büyük azap ile cezalandıracaktır.

Mehmet Türk

23,24. Ancak kim de (haktan) yüz çevirir ve kâfir olursa, Allah onu en büyük azap ile cezâlandıracaktır.

88:25

إِنَّ إِلَيۡنَآ إِيَابَهُمۡ

Bayraktar Bayraklı

Dönüşleri yalnızca bizedir.

Cemal Külünkoğlu

Şüphesiz onların dönüşü ancak bizedir.

Mehmet Türk

Onlar, (ne yaparlarsa yapsınlar) şüphesiz sonunda dönüp dolaşıp Bize gelecekler.

88:26

ثُمَّ إِنَّ عَلَيۡنَا حِسَابَهُم

Bayraktar Bayraklı

Sonra onların hesabını görmek bize düşer.

Cemal Külünkoğlu

Sonra onların sorguya çekilmesi de sadece bize aittir.

Mehmet Türk

Sonra da Bize mutlaka hesap verecekler.