İçeriğe atla
Untold Serenity

96. Al-'Alaq

The Clot · Mekkî · 19 âyet · Nüzul sırası 1

العلق

The Surah is titled so, after the word 'alaq in the second verse.

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

96:1

ٱقۡرَأۡ بِٱسۡمِ رَبِّكَ ٱلَّذِي خَلَقَ

Bayraktar Bayraklı

Yaratan Rabbinin adı ile oku!

Cemal Külünkoğlu

Yaratan Rabbinin adıyla oku!

Mehmet Türk

1,2. (Ey Muhammed!) Yaratan Rabbinin adıyla oku! Ki O, insanı pıhtılaşmış bir kandan yarattı.

96:2

خَلَقَ ٱلۡإِنسَٰنَ مِنۡ عَلَقٍ

Bayraktar Bayraklı

O, insanı bir yapışkan döllenmiş yumurta hücresinden yarattı.

Cemal Külünkoğlu

O Rabbin ki, insanı alaktan (embriyodan/yumurtadan) yarattı.

Mehmet Türk

1,2. (Ey Muhammed!) Yaratan Rabbinin adıyla oku! Ki O, insanı pıhtılaşmış bir kandan yarattı.

96:3

ٱقۡرَأۡ وَرَبُّكَ ٱلۡأَكۡرَمُ

Bayraktar Bayraklı

Oku; çünkü Rabbin sonsuz kerem sahibidir.

Cemal Külünkoğlu

Evet, oku! Senin Rabbin büyük lütuf sahibidir.

Mehmet Türk

3,4. Oku! O, cömertliğinin sonu olmayan Rabbin, kalemle (yazmayı da) öğretendir.

96:4

ٱلَّذِي عَلَّمَ بِٱلۡقَلَمِ

Bayraktar Bayraklı

O, insana kalemi kullanmayı öğretendir.

Cemal Külünkoğlu

O, insana (bilgiyi) kalemle öğretti.

Mehmet Türk

3,4. Oku! O, cömertliğinin sonu olmayan Rabbin, kalemle (yazmayı da) öğretendir.

96:5

عَلَّمَ ٱلۡإِنسَٰنَ مَا لَمۡ يَعۡلَمۡ

Bayraktar Bayraklı

İnsana bilmediğini öğretti.

Cemal Külünkoğlu

İnsana bilmediği şeyleri de öğretti.

Mehmet Türk

İnsana bilmediklerini de ancak O öğretti.

96:6

كَلَّآ إِنَّ ٱلۡإِنسَٰنَ لَيَطۡغَىٰٓ

Bayraktar Bayraklı

Gerçek şu ki, insan azar.

Cemal Külünkoğlu

6-7. Gerçek şu ki, insan ne zaman kendisini yeterli görse (kimseye muhtaç olmadığına kanaat getirse) fütursuzca azar (kendini tanrılaştırır).

Mehmet Türk

6,7,8. Hayır! Doğrusu insan (ne zaman) kendisini kendisine yeterli görse, mutlaka azgınlık eder. Hâlbuki dönüş, mutlaka Rabbinedir.

96:7

أَن رَّءَاهُ ٱسۡتَغۡنَىٰٓ

Bayraktar Bayraklı

Çünkü kendini yeterli görür.

Cemal Külünkoğlu

6-7. Gerçek şu ki, insan ne zaman kendisini yeterli görse (kimseye muhtaç olmadığına kanaat getirse) fütursuzca azar (kendini tanrılaştırır).

Mehmet Türk

6,7,8. Hayır! Doğrusu insan (ne zaman) kendisini kendisine yeterli görse, mutlaka azgınlık eder. Hâlbuki dönüş, mutlaka Rabbinedir.

96:8

إِنَّ إِلَىٰ رَبِّكَ ٱلرُّجۡعَىٰٓ

Bayraktar Bayraklı

Şüphesiz dönüş Rabbinedir.

Cemal Külünkoğlu

Oysa dönüş yalnızca Rabbinedir.

Mehmet Türk

6,7,8. Hayır! Doğrusu insan (ne zaman) kendisini kendisine yeterli görse, mutlaka azgınlık eder. Hâlbuki dönüş, mutlaka Rabbinedir.

96:9

أَرَءَيۡتَ ٱلَّذِي يَنۡهَىٰ

Bayraktar Bayraklı

9,10. Allah'a yönelen bir kulu engelleyeni gördün mü?

Cemal Külünkoğlu

9-10. Allah’a yönelen bir kulu engelleyeni gördün mü?

Mehmet Türk

9,1. Baksana! Şu Namaz kıldığı zaman, (Allah’ın) kulu’nu engelleyene...

96:10

عَبۡدًا إِذَا صَلَّىٰٓ

Bayraktar Bayraklı

9,10. Allah'a yönelen bir kulu engelleyeni gördün mü?

Cemal Külünkoğlu

9-10. Allah’a yönelen bir kulu engelleyeni gördün mü?

Mehmet Türk

9,1. Baksana! Şu Namaz kıldığı zaman, (Allah’ın) kulu’nu engelleyene...

96:11

أَرَءَيۡتَ إِن كَانَ عَلَى ٱلۡهُدَىٰٓ

Bayraktar Bayraklı

11,12. Ne dersin, o kul doğru yolda ise ve sakınmayı emrediyorsa!

Cemal Külünkoğlu

Gördün mü o (inkârcıyı)? Ya onun engellediği kimse doğru yolda ise?

Mehmet Türk

11,12. Ne dersin? Ya o (namaz kılan) kul, gerçekten dosdoğru yolda ise veya Allah’a karşı hata etmekten sakınmayı emrediyorsa?1

96:12

أَوۡ أَمَرَ بِٱلتَّقۡوَىٰٓ

Bayraktar Bayraklı

11,12. Ne dersin, o kul doğru yolda ise ve sakınmayı emrediyorsa!

Cemal Külünkoğlu

Yahut kötülüklerden sakınmayı teşvik ediyorsa (-ki öyledir-)?

Mehmet Türk

11,12. Ne dersin? Ya o (namaz kılan) kul, gerçekten dosdoğru yolda ise veya Allah’a karşı hata etmekten sakınmayı emrediyorsa?1

96:13

أَرَءَيۡتَ إِن كَذَّبَ وَتَوَلَّىٰٓ

Bayraktar Bayraklı

Ne dersin, engelleyen kişi yalanlıyor ve doğru yoldan yüz çeviriyorsa!

Cemal Külünkoğlu

Hiç düşündün mü? Ya bu (adam, Hakkı) yalanlıyor yüz çeviriyorsa? (-ki öyle yapıyor- O zaman bu yaptığı kendisi için iyi olur mu?)

Mehmet Türk

Ne dersin? Ya da bu (adam), hakkı yalanlıyor ve ona sırtını dönüyorsa?

96:14

أَلَمۡ يَعۡلَم بِأَنَّ ٱللَّهَ يَرَىٰ

Bayraktar Bayraklı

O bilmez mi ki, Allah her şeyi görüyor?

Cemal Külünkoğlu

(Bu adam,) Allah’ın, her şeyi gördüğünü bilmiyor mu?

Mehmet Türk

O (adam, yaptıklarını) Allah’ın gördüğünü hiç bilmiyor mu?

96:15

كَلَّا لَئِن لَّمۡ يَنتَهِ لَنَسۡفَعَۢا بِٱلنَّاصِيَةِ

Bayraktar Bayraklı

15,16,17,18. Hayır hayır! Eğer bu yaptığından vazgeçmezse, derhal onu o yalancı, günahkâr alnından yakalarız. O, hemen gidip meclisini çağırsın. Biz de zebanileri çağıracağız.

Cemal Külünkoğlu

Hayır hayır! Eğer bu kişi tutumundan vazgeçmezse o yalancı günahkârı perçeminden (saçından) yakalayıp (cehenneme) sürükleyeceğiz.

Mehmet Türk

15,16. Hayır, (gerçek onun zannettiği gibi değil.) Eğer o, (bu davranışından) vazgeçmezse, yemin olsun ki Biz onu, perçeminden, hem de o yalancı ve günâhkâr perçeminden tutup (cehenneme) sürükleyeceğiz.

96:16

نَاصِيَةࣲ كَٰذِبَةٍ خَاطِئَةࣲ‏

Bayraktar Bayraklı

15,16,17,18. Hayır hayır! Eğer bu yaptığından vazgeçmezse, derhal onu o yalancı, günahkâr alnından yakalarız. O, hemen gidip meclisini çağırsın. Biz de zebanileri çağıracağız.

Cemal Külünkoğlu

Evet, o yalancı, ar damarı çatlamış inkârcıyı (saçından tutup sürükleyeceğiz).

Mehmet Türk

15,16. Hayır, (gerçek onun zannettiği gibi değil.) Eğer o, (bu davranışından) vazgeçmezse, yemin olsun ki Biz onu, perçeminden, hem de o yalancı ve günâhkâr perçeminden tutup (cehenneme) sürükleyeceğiz.

96:17

فَلۡيَدۡعُ نَادِيَهُۥ

Bayraktar Bayraklı

15,16,17,18. Hayır hayır! Eğer bu yaptığından vazgeçmezse, derhal onu o yalancı, günahkâr alnından yakalarız. O, hemen gidip meclisini çağırsın. Biz de zebanileri çağıracağız.

Cemal Külünkoğlu

O zaman da meclisini (yakın çevresini ve yandaşlarını) çağırsın da görelim.

Mehmet Türk

17,18. Bizim Zebanileri çağıracağımız zaman o da taraftarlarını toplasın bakalım!

96:18

سَنَدۡعُ ٱلزَّبَانِيَةَ

Bayraktar Bayraklı

15,16,17,18. Hayır hayır! Eğer bu yaptığından vazgeçmezse, derhal onu o yalancı, günahkâr alnından yakalarız. O, hemen gidip meclisini çağırsın. Biz de zebanileri çağıracağız.

Cemal Külünkoğlu

Biz de o gün zebanileri (cehennem görevlilerini) çağıracağız.

Mehmet Türk

17,18. Bizim Zebanileri çağıracağımız zaman o da taraftarlarını toplasın bakalım!

96:19

كَلَّا لَا تُطِعۡهُ وَٱسۡجُدۡۤ وَٱقۡتَرِب۩

Bayraktar Bayraklı

Hayır hayır! Ona uyma! Allah'a secde et ve yaklaş!

Cemal Külünkoğlu

Hayır! Sakın ha! Onun tehditlerine boyun eğme (çünkü onun yolu sapıktır)! Sadece (Rabbine) boyun eğ/teslim ol ve (O’na) yaklaş!

Mehmet Türk

Hayır! Sakın ona boyun eğme, sadece (Allah’a) secde et ve yaklaş.