وَٱلضُّحَىٰ
1,2. Kuşluk vaktine ve sakinleşen geceye yemin olsun ki,
Kuşluk vaktine,
1,2. O kuşluk vaktine ve sakinleştiği zaman geceye yemin olsun ki,
The Morning Hours · Mekkî · 11 âyet · Nüzul sırası 11
The Surah takes its name Ad-Duha from the very first word.
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
وَٱلضُّحَىٰ
1,2. Kuşluk vaktine ve sakinleşen geceye yemin olsun ki,
Kuşluk vaktine,
1,2. O kuşluk vaktine ve sakinleştiği zaman geceye yemin olsun ki,
وَٱلَّيۡلِ إِذَا سَجَىٰ
1,2. Kuşluk vaktine ve sakinleşen geceye yemin olsun ki,
Karanlığın dibini bulup sakinleşen geceye andolsun ki,
1,2. O kuşluk vaktine ve sakinleştiği zaman geceye yemin olsun ki,
مَا وَدَّعَكَ رَبُّكَ وَمَا قَلَىٰ
Rabbin seni terketmedi ve sana darılmadı.
Rabbin seni terk etmedi ve sana darılmadı.
(Ey Muhammed!) Rabbin seni terk etmediği gibi, sana darılmadı da.
وَلَلۡأٓخِرَةُ خَيۡرࣱ لَّكَ مِنَ ٱلۡأُولَىٰ
Gerçekten işin sonu senin için başından daha iyi olacaktır.
Muhakkak ki (bundan sonraki hayat), senin için, evvelkinden (hayatının ilk bölümünden/peygamberliğin ilk yıllarından) daha iyi (olacak)tır.
Hem senin her sonun, bir öncesinden mutlaka daha iyi olacaktır.
وَلَسَوۡفَ يُعۡطِيكَ رَبُّكَ فَتَرۡضَىٰٓ
Gelecekte Rabbin sana verecek ve sen hoşnut olacaksın.
Ve yakında Rabbin sana (istediklerini) verecek ve sen de hoşnut olacaksın!
Rabbin sana (lütfundan) öyle verecek öyle verecek ki sen, (bunlardan) hoşnut olacaksın.
أَلَمۡ يَجِدۡكَ يَتِيمࣰ ا فَـَٔاوَىٰ
O, seni yetim bulup barındırmadı mı?
(Nitekim daha önce de sana nimetler vermişti.) O, seni yetim bulup barındırmadı mı?
(Ey Muhammed!) O Allah seni, benzersiz bir şekilde yaratıp himâye etmedi mi?
وَوَجَدَكَ ضَآلࣰّ ا فَهَدَىٰ
Şaşkın halde bulup da yol göstermedi mi?
Seni (din hususunda) yol bilmez iken, doğru yola yöneltmedi mi?
Seni, ne yapacağını bilmez bir durumda bulup, hak yola iletmedi mi?
وَوَجَدَكَ عَآئِلࣰ ا فَأَغۡنَىٰ
Seni fakir bulup, zengin etmedi mi?
Seni ihtiyaç içinde bulup da refah seviyeni yükseltmedi mi?
Seni yoksul bulup zengin etmedi mi?
فَأَمَّا ٱلۡيَتِيمَ فَلَا تَقۡهَرۡ
Öyleyse sakın yetimi ezme!
Öyleyse sen de yetimi güçsüz, kimsesiz görüp, ona kötü davranma!
9,10,11. Öyleyse sakın yetimi hor görme, isteyeni de azarlama. Ve Rabbinin nîmetini (minnet ve şükranla) anlat da anlat.
وَأَمَّا ٱلسَّآئِلَ فَلَا تَنۡهَرۡ
Dilenciyi de azarlama!
Yardım isteyeni asla azarlama!
9,10,11. Öyleyse sakın yetimi hor görme, isteyeni de azarlama. Ve Rabbinin nîmetini (minnet ve şükranla) anlat da anlat.
وَأَمَّا بِنِعۡمَةِ رَبِّكَ فَحَدِّثۡ
Rabbinin nimetini an!
Ve Rabbinin nimetini temsille ve tebliğle anlat!
9,10,11. Öyleyse sakın yetimi hor görme, isteyeni de azarlama. Ve Rabbinin nîmetini (minnet ve şükranla) anlat da anlat.